Toplumsal dinamikler ile kişilik arasındaki bağ, yolsuzluk, gelir eşitsizliği ve suç oranlarındaki artışla yakından ilişkili görünüyor. Araştırmalar, bu olumsuz sosyal koşulların bireylerin karanlık kişilik özelliklerini daha belirgin hâle getirebileceğini gösteriyor.
Geniş kapsamlı çalışma
Kopenhag Üniversitesi’nde Prof. Dr. Ingo Zettler liderliğinde yürütülen bu araştırma, yaklaşık 2 milyon katılımcının yanıtladığı kişilik testlerini temel alıyor. Katılımcılar dünya genelinde 183 ülke ve ABD’nin tüm 50 eyaletinden seçildi. Elde edilen veriler, karanlık kişilik eğilimlerini ölçen envanterlerle değerlendirildi ve yolsuzluk, gelir eşitsizliği, yoksulluk ve suç oranlarıyla karşılaştırıldı.

Bulgular
Tarafından yapılan analizler, düşük yolsuzluk ve yüksek eşitlik sağlayan ülkelerde insanların karanlık kişilik özelliklerini daha az sergilediğini gösteriyor. Örneğin Danimarka ve Yeni Zelanda bu duruma örnek olarak gösteriliyor. ABD içinde ise ekonomik olarak daha gelişmiş ve adil gelir dağılımına sahip bölgelerde bu eğilimler daha zayıf görünüyor; Utah ve Vermont bu gruba dâhil ülkeler arasındadır.
Diğer yandan yüksek yolsuzluk ve yoksulluk olan bölgelerde narsisizm, psikopatik eğilimler ve başkalarına zarar verme gibi karanlık kişilik özelliklerini sergileme oranı anlamlı şekilde artıyor. Bu durum, toplumsal sorunların bireysel psikoloji üzerindeki olumsuz etkisini güçlendiriyor.
Sonuç ve öneriler
Çalışma, sosyal ve ekonomik politikaların bireylerin kişilik yapısı ve davranışları üzerinde doğrudan etkili olabileceğini gösteriyor. Adil gelir dağılımı ve şeffaf yönetim politikalarının toplumsal refah açısından önemli olduğuna vurgu yapılıyor.




