Türkiye’de yapay zeka kullanımında halen önemli bir uçurum bulunuyor. TÜİK’in 2024 yılı verileri, işletmelerin yalnızca %5,5’inin yapay zeka teknolojilerini aktif olarak kullandığını gösteriyor. Bunun ardında ise teknolojik altyapı eksiklikleri ve uzman kadro yetersizliği gibi temel sorunlar dikkat çekiyor. Araştırma, yapay zekaya erişimde karşılaşılan en büyük engelleri ayrıntılı biçimde ele alırken özellikle yüksek maliyetler ve teknik bilgi eksikliğinin belirgin olduğuna işaret ediyor. Uzmanlar da Türkiye’de yapay zeka entegrasyonunun önündeki ana bariyerlerin uzman personel eksikliği ve yüksek maliyetler olduğunda birleşiyor.
İlgili alanda uzman personel bulunmaması, yapay zeka kullanmayan işletmelerin %78,9’unun temel nedeni olarak gösteriliyor. Yüksek maliyetler ise %74,2 oranıyla ikinci sırada yer alıyor. Öte yandan IAS CTO’su Bahtiyar Tan, Türkiye’de girişimler ve büyük ölçekli şirketlerin yapay zekaya bakışını değerlendirirken, teknolojiyi benimseme oranının şu anda çok düşük olduğuna dikkat çekti. Tan, büyük ölçekli işletmelerde benimseme oranını %17,4’e kadar yükselsen de küçük ve orta ölçekli firmalarda bu oranın daha düşük kaldığını ifade etti. IAS, ERP ve diğer iş süreçlerinde yapay zeka entegrasyonuna odaklanmaya devam ediyor ve bu adımların veri analitiği ile karar alma süreçlerini güçlendirmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Teknoloji ve Sistem Uyum Sorunu En Önemli Engel
Rapor, yapay zekadan uzak durmanın üçüncü önemli nedeni olarak mevcut ekipman, yazılım ve sistemlerle uyumsuzluğu gösterdi. Bu uyumsuzluk, işletmelerin yeni teknolojilere adaptasyonunu zorlaştırıyor ve maliyetleri artırıyor. Büyük ölçekli şirketlerde yapay zeka kullanım oranı %22,3’e, orta ölçekli işletmelerde %6,7’ye ve küçük ölçekli işletmelerde %3,5’a kadar geriliyor. Uzmanlar, özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin kademeli olarak yapay zeka teknolojilerine ilgi gösterdiğini ve bu ilginin zamanla artacağını belirtiyorlar.

İş dünyasındaki bu tablo, şirketlerin ölçek farkı gözetmeksizin yapay zekayı benimseme yönündeki çabalarını da şekillendiriyor. Büyük firmalar daha hızlı ilerleme kaydederken, KOBİ’ler için yatırımların ve yetkin kadroun oluşturulması kritik bir süreç olarak öne çıkıyor. Konuşulanlar, teknolojiyi sadece bir araç olarak görmek yerine, karar alma süreçlerini dönüştüren bir süreç olarak ele almanın önemini vurguluyor.





