Japonya’da yüzyılı aşkın süredir ticaret hayatında yer alan köklü işletmeler, tırmanan maliyetler, derinleşen iş gücü yetersizliği ve halef bulunamaması nedeniyle kapanma tehlikesiyle karşılaşıyor. Teikoku Databank verileri, 2026 yılının ilk sekiz aylık döneminde 112 asırlık firmanın iflas bayrağını çektiğini ve bu tablonun tarihi zirveye ulaştığını ortaya koyuyor.
İş Gücü Darlığı ve Halefiyet Krizi İflasları Tetikliyor
Salgın sonrasında hızla tırmanan enerji giderleri ile hammadde fiyatları, ülkedeki asırlık müesseselerin finansal dengelerini sarstı. S&P Global Market Intelligence Baş Ekonomisti Harumi Taguchi,
birçok işletmenin artan maliyetleri satış fiyatlarına yansıtmakta zorlandığını, özellikle küçük ölçekli ve iç pazara bağımlı şirketlerin bu baskıya dayanamadığını ifade etti.
Toplumdaki hızlı yaşlanma ve gerileyen doğum oranları yerel pazar hacmini daraltırken ciddi personel açıklarına yol açıyor. Kurucu ailelerden yönetimi devralacak yeni nesil haleflerin bulunamaması da kapanmaları hızlandıran temel iç etkenlerin başında geliyor. Teikoku Databank kayıtlarına göre, sadece yönetici devri yapılamadığı için 2026 senesinin ilk yarısında 312 işletme iflas etti.
Tarihi Üreticiler Faaliyetlerini Sonlandırıyor
Dünya savaşlarını ve geçmişteki ekonomik çalkantıları geride bırakan 1858 kuruluşlu susam yağı imalatçısı Kadoya Sesame Mills, yükselen riskler karşısında özel sermaye fonu Integral ortaklığıyla borsa kotundan çıkarak özel şirket statüsüne geçti. Meiji döneminde 1877 yılında üretime başlayan köklü tofu üreticisi Sube Shoten ise eriyen kâr marjları ile pahalılaşan hammadde tedariki yüzünden operasyonlarını durdurarak resmi iflas sürecine yöneldi.
Ekonomik Dönüşüm ve Gelecek Belirsizliği
Gelişmeleri değerlendiren Oxford Economics Japonya Ekonomisi Başkanı Shigeto Nagai, asırlık şirketlerin geleceğe dair kaygı duyduğunu belirterek,
yöneticilerin uzun vadede yüksek kârlar öngöremediğini ve kademeli bir düşüşten endişe ettiklerini söyledi.
Piyasalardaki dönüşüm baskılarına değinen Alvarez & Marsal Küresel İşlem Danışmanlık Grubu Lideri Paul Aversano ise,
zayıf yen, aktivist yatırımcı baskıları ve halefiyet krizinin, şirket sahiplerini ve yönetim kurullarını iş modellerini, büyüme stratejilerini ve sahiplik yapılarını yeniden şekillendirmeye zorladığını vurguladı.
Yüzyıllar boyunca dengeli finansal tablolar ve sağlam toplumsal bağlarla varlığını koruyan Japon işletmeleri; zayıflayan yen, uluslararası jeopolitik riskler, kurumsal yönetim reformları ve artan faiz oranlarının oluşturduğu çok boyutlu bir krizle mücadele ediyor. Ülke genelindeki 41 vilayette aşırı sıcaklık uyarıları verilirken, köklü işletmelerin geleceği de ekonomik belirsizlikler altında şekilleniyor.

