Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, 25-26 Şubat tarihlerinde Çin’e gerçekleştirdiği resmi ziyaret kapsamında Devlet Başkanı Xi Jinping ile Pekin’de bir araya geldi. İki ülke arasındaki iş birliğinin artırılması ve serbest ticaretin korunması konularında mutabakata varıldığı bildirildi.
Merz’e, otomotiv devi BMW’nin de aralarında bulunduğu yaklaşık 30 Alman şirketinin üst düzey yöneticilerinden oluşan bir iş heyeti eşlik etti. Ziyaretin, artan küresel siyasi gerilimler ortamında Çin-Avrupa ilişkilerine istikrar kazandırması hedefleniyor.
Karşılıklı Çıkar ve Ekonomik İş Birliği Vurgusu
Devlet Başkanı Xi Jinping, görüşmede yaptığı açıklamalarda, iki ülke arasındaki stratejik iletişimin güçlendirilmesi ve karşılıklı güvenin pekiştirilmesinin önemine değindi. Xi, Çin ve Almanya’nın açık iş birliği prensipleriyle hareket ederek “karşılıklı çıkar temelli bir başarı hikayesi” yazdığını belirtti.
CGTN’nin haberine göre Başkan Xi, “Dünyanın yüzleştiği değişim ve çalkantı arttıkça, iki ülkenin kapsamlı stratejik ortaklıkta yeni ilerlemeler kaydetmesi daha da önemli hâle geldi.” ifadelerini kullandı.
Şansölye Merz ise Alman iş dünyasının Çin pazarına verdiği önemi vurgulayarak, ortak kalkınma hedefleri doğrultusunda iş birliğini derinleştirme isteğini dile getirdi. Merz, Avrupa Birliği ile Çin arasında güvenilir ve kalıcı bir ekonomik ilişkinin küresel refaha katkı sağlayacağını ifade etti.
Ticaret Hacminde Rekor Seviyeler
Verilere göre Çin, Almanya’nın en büyük ticaret ortağı konumunu sürdürüyor. Geçen yıl ikili ticaret hacmi yüzde 2,1 artışla 292 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, Çin’in Avrupa Birliği ile olan toplam ekonomik etkileşiminin yaklaşık dörtte birini oluşturuyor.
Teknoloji ve sanayi alanındaki entegrasyon da devam ediyor. BMW, 2025 yılı itibarıyla Çinli teknoloji şirketi DeepSeek’in yapay zeka sistemlerini yeni modellerine entegre etmeyi planladığını duyurmuştu. Bu adım, Alman otomotiv sektörünün Çin merkezli dijital inovasyonlara olan ilgisini gösteriyor.
Küresel Yönetişim ve Çok Taraflılık
Liderler, Birleşmiş Milletler’in merkezî rolünün korunması ve çok taraflılığın güvence altına alınması konusunda ortak bir irade sergiledi. Dünyanın ikinci ve üçüncü büyük ekonomileri olan Çin ve Almanya, uluslararası hukukun üstünlüğü ve serbest ticaretin savunulması konularında öncü rol üstlenme çağrısında bulundu.
Şanhay Küresel Yönetişim ve Bölge Çalışmaları Akademisi’nden Profesör Jiang Feng, Merz’in ziyaretinin parçalanmış bir küresel yapıda öngörülebilirlik sağladığını belirtti. Jiang, iki ülkenin ortak çıkarlarının mevcut farklılıklardan daha ağır bastığını vurguladı.




