Çalışmalar, Tuz Gölü Fayı’nın doğrultu atımlı hareket yerine her iki yakasının birbirinden uzaklaştığını ve fayın genişlediğini gösteriyor. Bu bulgu, Türkiye’nin aktif sismik yapısını köklü biçimde değiştirecek nitelikte.
Yeni teori: Yanalar Kaymıyor, İki Yaka Birbirinden Uzaklaşıyor
Tuz Gölü Fayı’nın önceki varsayımı doğrultu atımlıydı; fakat Communications Earth & Environment dergisinde yayımlanan çalışma, fayın genişleme fayı olduğunu gösterdi. Prof. Dr. Axel Schmitt ve ekibi, fayın her iki tarafındaki karaların birbirinden uzaklaştığını ifade etti.
Yeni yöntemle elde edilen kanıt
Curtin Üniversitesi ekibi, Hasandağı’ndan çıkan antik lav akıntılarını inceleyerek doğal bir kara kutu görevi gören bu katılaşmış lavların hareketleriyle yer kabuğu hareketlerini izledi. Helyum tarihleme ve uzaktan algılama teknolojileriyle, yılda yaklaşık 1 milimetre dolayında küçük hareketler saptandı.
Deprem ve volkanik tehditler için kritik çıkarımlar
Çalışma, Avrasya, Arap ve Afrika levhalarının birleştiği noktada bulunan Tuz Gölü Fayı’nın dinamiklerini yeniden tanımlıyor. Veriler, deprem kuşaklarında stres dağılımı ve erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi için hayati öneme sahip.
Ne anlama geliyor?
Genişleme hareketinin doğru anlaşılması, Türkiye ve küresel deprem kuşakları için yeni bir dönemin başlangıcını işaret ediyor. Bu bulgu, deprem tahminleri ve erken uyarı sistemlerinin güvenilirliğini artırabilir.
Türkiye ve diğer aktif fay hatları bulunan bölgeler için bu bulgu, deprem riskini daha doğru değerlendirmenin anahtarını sunuyor.
Kaynaklar ve ayrıntılar izleyici için faydalı olabilir; çalışmalar Türkiye’nin ve benzer sismik bölgelerin geleceği açısından önemli veriler sunuyor.
Bu keşif, Türkiye’nin sismik yapısına ilişkin düşünceleri değiştirecek nitelikte olup, alanla ilgili politikalar ve bilimsel bakış açıları için yeni yönler getirebilir.




