Selma Rıza, Osmanlı döneminin en etkili kadın hareketlerinden birinin önde gelen figürlerinden biri olarak çağdaş okuyucularla yeniden buluşuyor. Tarihçi Sema Metin’in Ati Yayınları tarafından yayımlanan eseri, arşivlerden derlenen mektuplar, gazete yazıları ve dönemin tanıklıklarıyla Selma Rıza’nın düşünce dünyasını derinlemesine inceleyerek Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan kadın hareketinin entelektüel haritasını çıkarıyor.
Kitap, Rıza’yı yalnızca bir biyografi olarak ele almakla kalmıyor; onun özgürlük mücadelesini, toplumsal dönüşümdeki rolünü ve feminist perspektiften kadın hareketinin erken dönemlerini gün yüzüne çıkarıyor. Akademe dünyasında takdir gören esere ilişkin değerlendirmeler, Rıza’nın fikirlerini ve hareketin tarihsel bağlamını yeniden aydınlatmayı amaçlıyor.
FEMİNİST PERSPEKTİF BUGÜNE DE IŞIK TUTUYOR Akademik çevrelerin sıcak karşılamasıyla karşılaşan çalışma, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte unutulmuş figürlerden Selma Rıza’yı gün yüzüne çıkarıyor. Arşiv belgeleri ve dönemin mektuplarıyla şekillenen bu çalışma, Rıza’nın özgürlük mücadelesini ve toplumsal dönüşümdeki yerini feminist bir bakışla inceliyor. Bu eser, yalnızca tarihe değil bugüne de ışık tutuyor.
“Selma Rıza’yı yalnızca bir tarihsel figür olarak değil, bir fikir öncüsü olarak da yeniden anlamamızı sağlayan kıymetli bir çalışma” diyen eleştirmenler arasına Dr. Gökhan Ak de katılıyor.
SELMA RIZA KİMDİR? Osmanlı modernleşmesinin zorlu dönemlerinde kalemiyle öne çıkan Selma Rıza, ilk Türk kadın gazetecisi olarak tarihe geçti; Uluslararası Kadın Kongresi’nde Osmanlı kadınını temsil etti, Hilal-i Ahmer Hanımlar Cemiyeti’nin kuruluşunda rol aldı ve edebiyat alanında Uhuvvet romanıyla öncü bir isim olarak kabul edildi. Yazdığı eserlerle kadının toplumdaki konumunu tartışmaya açtı ve dönemin erkek egemen söylemlerine meydan okudu.
YAZAR HAKKINDA Sema Metin, Tarih ve Sosyoloji alanlarında çalışmalarını sürdüren bir tarih öğretmeni ve Osmanlı Türkçesi çevirmeni olarak tanınıyor. II. Meşrutiyet dönemi üzerine yayımlanan makale ve kitaplar bulunmaktadır ve modernleşme, Osmanlı tarihi ile entelektüel hareketler üzerinde yoğunlaşmaktadır.




